26 Şubat 2013

Domain, URL, İndeks, Link, Permalink, SEO Nedir?

 

Domain (Alan Adı) Nedir?

Domain (alan adı) web sitenizin, internet ortamındaki IP numaralarının kelimelere göre biçimlenmiş sunumudur. Google başta olmak üzere arama robotları için, sitenizin URL tanımlarının ve ulaşımının hatasız olması gerekir. URL, sitenizin alan adından sonra gelen alt sayfaların bağlantı bilgilerini de içerir.

 

URL Nedir?

URL, İngilizce Uniform Resource Locator kelimelerinin baş harflerinden oluşan kısaltılmış bir tanımdır.  Web ortamına sunulmuş her dökümanın kendine ait ve tek bir URL’si, yani adresi vardır. URL’yi Türkçe'ye “özgün kaynak adresi” olarak çevirebiliriz. Örneğin, “http://www.beyazperde.com” biçiminde yazılmış bir web adresi, URL’dir. 

URL, üç bölümden oluşur:

1-Protokol, yani internet ortamındaki dosyalara ulaşmak için kullandığımız kanal (http://, ftp://)
2-Domain yani alan adı, protokolden sonra gelen site ismi (www.beyazperde.com)
3-Dosya yolu uzantısı, alan adından sonra gelen döküman kaynağının ismi (http://www.beyazperde.com/filmler/vizyondakiler/en-iyi-filmleri/kullanici-puani/ )

İndeks Nedir?

Arama motoru robotlarının (bot) web ortamında dolaşması sonucu sitenize ulaşmasına ve tanımasına "indeksleme" denir. Siteniz yayına girdiğinde, site haritası ve url gönderimi ile sitenizi arama robotlarına tanıtabilirsiniz. Otomatik site haritası gönderimini şu yazımdaki bilgilerle yapabilirsiniz
Arama motorları ve dizinler

Her sitenin sadece kendine ait URL sahibi olması, arama botları tarafından tam olarak fark edilmesini sağlamaz. Anlamsız dosya yolu isimleri, arama robotları tarafından, “tanımsız yada spam içerik” olarak değerlendirilmenize sebep olabilir.

Arama motorları, kullanıcı arama sorgusu yaptığında ilk önce domain ve URL dosya yolu üzerinden arama sonucu listesi bildirir. Bu nedenle dosya yolu adlarını belirlerken, hedef kitlenizin arama sorgusu ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmalı ve buna göre URL ve site haritası oluşturmalısınız. Anlaşılır, kısa ve özgün URL isimleri, arama botları indekslemesinde öncelik kazanır.

Permalink Nedir?

Permanent link yada permalink, kalıcı ve değişmeyecek link (bağlantı) demektir. Çok sayıda içerik sunan haber, weblog ve sosyal medya siteleri için permalinkler, arama motoru optimizasyonu yani SEO (Search Engine Optimization) için gereklidir. Tanımlanmış dosya uzantısı olarak permalink (kalıcı bağlantı), hem arama botlarına sitenizin içeriğini indekslemede kolaylık sağlar, hem de site takipçilerinize içeriğiniz hakkında daha doğru bilgi verir.

Permalink’lerinizin (kalıcı bağlantı) kısa ve açık ifadeler içermesine, dikkat ediniz. Örnek: (http://sosyalmedya.co/facebook-twitter-klavye-kisayollari/)

“http://sosyalmedyamacerasi.blogspot.com/2012/-false-3456-dfdfgds.html gibi kullanıcıyı bilgilendirmeyen, arama botlarını indekslemede zorlayan otomatik kalıcı bağlantılar oluşturmayın.

Permalinkler arama motorları tarafından indekslendikten sonra değiştirilirse ise, bot/arama robotu eski permalinki tekrar ziyaret edeceği için sorgu hatası (404: sayfa bulanamıyor uyarısı) verecektir. Bu nedenle içeriklerinizi post etmeden/sunucuya göndermenden önce permalinklerinin doğu ve anlaşır, seo uyumlu olmasına dikkat ediniz. Eğer bir içeriğiniz tanımsız bir kalıcı bağlantı üzerinden sorgulanıp yüksek hit (tıklama) almış ise, var olan indeksi koruyup, permalink düzenlemesi yapmayınız.


Ahmet Usta

23 Şubat 2013

Hacktivizm: Anonymous, Red Hack, Cyber-Warrior


Siber Saldırı


Dünyadaki tüm bilgilerin hızla sayısallaşıp, dijitalize edildiği bugünün ve geleceğin dünyası, “siber dünya” içinde gerçekleşecektir. İkincil yaşam (second life) ya da siber dünyanın artık gündelik yaşam pratiklerimize entegrasyonu ve mobilitesi yüksek oranda tamamlanmak üzeredir. Tarih boyunca devam eden mücadele kavramı, artık “Siber mücadele” adı altında farklı eylemlerle devam ediyor ve edecek. Devletler, kurumlar ve büyük şirketler, düzenlerini ve devamlılıklarını koruyabilmek için siber kontrol, sansür ve filtreleme faaliyetleri uygulamaktadırlar.
Ülkemizde uygulanan yurtiçi siber mücadelenin, şimdilik hukuki altyapısı 5651 sayılı bilişim kanunudur. Ülkemizde kamusal düzenin devamlılığı adına yapılan bilişim-internet hukuk kararları, maalesef “insan hakları” tartışmalarını beraberinde getiren; sansür, port kapatma ve filtreleme benzeri uygulamalar olmaktadır. 5651 Sayılı kanunun içeriği ve uygulamaları hakkında,  5651 sayılı kanun, internet ve özgürlük isimli yazımı  okuyabilirsiniz. 

Hacktivizm


Hacktivist hareketin temeli, devlet ve şirketlere karşı siber muhalif eylemler yapmaktır. Karmaşık yapıdaki hacktivist hareketlerin tek kuralı, “bilgi herkesindir ve kamusal olmalıdır” ilkesidir. Hacktivizm, beyaz ve siyah hacker eylemlerinden farklı olarak ideolojik bir temel ve meşruluk amacı taşır. Beyaz hacker'lar kurum ve devlet adına çalışan siber koruyucular iken, siyah hacker'lar çok çeşitli olmakla birlikte bilişim suçları işleyen ve illegal maddi kazanç motivasyonu ile hareket kişilerdir. Hacktivizm adı altında birleşen kişi ve grupların, bireysel hacker eylemlerinden farkı, kamusal bir hareket ve siyasi tepki amacı taşımasıdır.

Anonymous flag

Anonymous


Anonymous (hacker bilişim grubu) hareketinin Red Hack hareketinden temel farkı, kitlesinin homojen ve global olması diyebiliriz. Anonymous üyeleri, sokak gösterilerinde dahi yüzlerini gizleyip, “V For Vandeta” ikonografisini kullandıkları için içlerinde sadece dijital aktivist  diyebileceğimiz büyük bir kitle vardır. Dijital aktivist kitle, kabaca “klavye delikanlısı” yada troll olarak hareket eden, salt muhalif olarak dijital dünyada yer alan ama kendi içlerinde genellikle ideolojik bir altyapı taşımayan birey ve kitlelerden oluşmaktadır.



Bu anlamda Anonymous hareketinin içinde, destekçi/fan olarak bulunan ve sadece dijital tepki veya saldırı gösteren ve “siber savaş ve mücadele" ortamı için çok fazla tehdit içermeyen büyük bir kalabalıktan söz edebiliriz. Bunun yanında topluluğun içinde gerçekten hacker ve yada lamer (sözde hacker) olan önemli bir kitle ise, Wikileaks ve Occupy Wall Street olaylarıyla ortak bir hareketin içinde hacktivisit olarak kamusal argümanlara sahip olarak önemli eylemler düzenlemektedirler. Anonymous kitlesi, içlerindeki beyaz hacker ile daha "sosyal demokrat" politik çizgide konumlanmaktadırlar. Bu nedenlerle, uzun vadede Anonymous hareketi, daha uzlaşmacı ve sivilleştirilmiş bir topluluk olamaya doğru evrimleşebilir, hatta muhtemel ülke lokasyonları içinde partileşebilir.


Red Hack: “Hak yiyen, hack yer!”


Red Hack, kendilerini kızıl hackerlar olarak niteleyen ve sosyalist dünya görüşünü savunan siber bir topluluktur. Red Hack hareketi mensupları beyaz veya siyah hacker olmadıklarını, kamu yararını ve işçi sınıfını destekleyen politik muhalifler olduklarını söylemektedirler. Topluluk aynı zamanda sadece dijital aktivist olarak kalmayacaklarını, reel-offline yaşam içinde de politik olarak yer alacaklarını açıklamıştır ve bu anlamda hukuk düzeleminde daha sorunlu bir topluluk olarak tanımlanmaktadır. Red Hack, Anonymous hareketi ile belli işbirlikleri olsa da ayrı bir hareket olarak sosyalist dünya görüşüyle hareket ettiklerini bildirmiştir. "toplumsal vicadanın sesi olma" misyonu ile Red Hack, ülkemizde şuanda oldukça  popüler olmuştur ve gizli veya açık binlerce destekçiye sahiptir. Grubun, adını kitlelere duyuran ve  "Hacker eylem" olarak kabul edilen en önemli eylemi, 2012 Şubat ayında Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün internet sitesinin çökertilmesidir.

Red Hack
Red Hack, karşıtı olan hacker topluluklarının belirttiği bazı olumsuzlukları ve şüpheleri de bünyesinde barındırmaktadır. Red Hack’e getirilen temel eleştiri yasadışı bölücü örgüt ile koordinasyon halinde olduğu ve aslında yaptıkları eylemlerin hack değil, sadece yoğun siber saldırı (lamer veya craker eylem) sonrası sitelerin geçici olarak engellemesi olduğudur. 

Cyber-Warriors yada Akıncılar


Cyber-Warrior yada Akıncılar adında Türk milliyetçi-muhafazakar kimliğinde, farklı bir tepkiyle devlet ve kamusal düzen adına hizmet veren siber hacktivist topluluktur. Cyber - Warrior ve Red Hack aynı eylem biçim ve tekniklerini kullanmaktadırlar. Akıncılar, devlet organlarını ve kamusal  düzeni siber ortamda korumaya çalışan ve dahi devlet kuruluşlarına bilgi sağlayan siber aktivistlerdir. Aynı eylem biçimlerini kullanan iki karşıt topluluktan; Cyber-Warrior,  Emniyet Teşkilatından destek hatta plaket alırken; Red Hack hakkında terör örgütü şüphesi ile hukuki süreç başlatılmıştır.
Cyber-Warrior yada Akıncılar


Hukuk ve Adalet


Hukuk, adalet demek değildir. Hukuk, var olan düzenin düzenlenmesi, regüle etmesidir. Çoğunlukla adalet ve hukuk aynı şeyler değil, ayrı şeylerdir. Hukuk, düzenin devamlılığı, adalet ise vicdan ve özlemdir.

Bu anlamda Red Hack, “adaletin sesi” olmayı isterken, doğal hukukun sonucu olarak, insanların can ve mal güvenliğini tehdit eden örgüt olarak tanımlanabilir. Yine aynı siber topluluk, iddia ve eylemlerinin meşruluğu belirsiz-tartışmalı da olsa, kitleler için sosyal ve siber bir özlemin göstergesi olmuştur.

Ahmet Usta

20 Şubat 2013

“Red!” Red Hack Belgeseli – “Hak yiyen, hack yer!”


"Red!" 

Yönetmen: Mustafa Kenan Aybastı
Senaryo: Onur Doğan
Yapım: BSM – Bağımsız Sinema Merkezi  Süre: 70 dakika

Red Hack’ı anlatan “Red!” belgeselinin sorunlu bir belgesel-sinema dili var. Sovyetik belgeselciliğin eski biçimsel ve demagojik dili, belgeselin nesnel anlatım koşullarını zedeliyor.


Red! belgeseli afiş

Belgeselin ilk önce “belge” olması gerektiği tanımlamasının dışına çıkan film ara ara yoğun politik argümanlarla, inandığı politik söylemin savunuculuğunu yapıyor.



Belgeselin birinci bölümünde, tekno-bilişim tarihi ve “siber savaş” döneminin önemli aşamaları anlatılıyor. Dünya genelindeki hacktivist hareket ve Anonymous gerçeği, Wikileaks olayı ve politik etkiler göstermeye başlayan leaks-sızıntı haberciliği hareketleri hakkında görüntü ve röportajlara yer veriliyor.

Belgeselin ikinci bölümünde, dijital aktivistler ile offline aktivistlerin farkı belirtilerek, gittikçe genişleyen hacktivizm hareketleri anlatılıyor. Wikileaks belgeleri ve Occupy Wall Streeet 2001 işgalleri ile hacktivist hareketin ortaklık noktası anlatılıyor. Bu anlamda kendi içinde değişkenlik gösteren hacktivizm içerisinde Red Hack topluluğunun eylemleri ve farklılıkları anlatılıyor.

Red Hack üyelerinin dramatizasyonları başarısız!


Red Hack sosyalist kızıl hacker topluluğu liderleri Şirin Baba, İsyankâr Şirin ve Şirine; belgeselde canlandırma röportajlar tekniği ile gösteriliyor. Fakat Red Hack üyelerini canlandırma performansları, demagojik biçimiyle hem belgeselin anlatısını bozuyor, hem de başta Şirin Baba olmak üzere topluluk üyelerini sıradan kimlikler olarak tanıtıyor. Özellikle, Şirine kişisinin canlandırılması ve kadın oyuncunun dublajla birlikte daha da kötü olan performansı çok başarısız görünüyor. Şirine, nereyse ilköğretim müsaderesinden çıkmışçasına verilen persona ile hem hacktivist harekete hem de belgesele zarar veriyor.

Hacktivizm ve Red Hack konusundaki röportajlarda hukukçu, siyasetçi ve bilişimciler açıklama yapıyor ama Özgür Uçkan dışındaki kişilerin ifadeleri genellikle çok fazla bilgi ve ayrıntı içermiyor. Özgür Uçkan, bir akademisyen ve sektör insanı olarak, hacktivist hareketin politik-ekonomisi ve geleceği hakkında önemli değerlendirmelerde bulunuyor.

“Hak yiyen, hack yer!”


Belgesel, yer yer belge anlamında önemli bilgiler verse de, genel olarak propaganda söylemi ile sıkıntı yaşıyor. Bu sebeple, kamusal anlamda haklılık taşıyan bir hareketin teknik ve içerik olarak kurmaca bir sinema film ile anlatımı çok daha başarılı olacaktır.

Ahmet Usta

15 Şubat 2013

Facebook Stratejileri: Sosyal Ticaret ve Sosyal Ağ Arama


Sosyal ticaret


Facebook’un kurucusu Zuckerberg yakın dönemde yaptığı bir açıklamada “Sanırım, bir sonraki büyük patlama sosyal ticaret alanında olacak” demişti. Facebook ekibi, kurucusunun söylemine uygun stratejiler ile çalışmalarını sürdürüyor. “Sosyal ticaret” yani İngilizce karşılığı ile social commerce, sosyal medya ağları ile e-ticaret faaliyetlerinin bütünleşmesi, birleşmesi anlamına geliyor.


Facebook "want" butonu


Facebook “Want” butonu ile sosyal medya ve E-ticareti entegre etmeyi amaçlıyor.


Facebook, 2012 yılında “want” butonunu test ettiğini açıkladı. Bu haber tüm dünyada e-ticaret ve sosyal medyanın entegrasyonu için büyük bir gelişme olarak kabul ediliyor. Test sürecinin sonucunda “want” butonu ile sayfasını beğendiğiniz (like) firmanın ürününü Facebook üzerinden alabileceğiniz söyleniyor. Halen test sürecinde olan “want” botunu için Amerika lokasyonunda bazı niş markalara (Victoria's Secret, Michael Kors, Smith Optics) hizmet verilmeye başlandı. Henüz “want” uygulamasının, satın alma faaliyetindeki olası etkinliği ve teknik şartları netleşmiş değil.

Want butonunu kullanan bazı firmalar


Sosyal medya sektörel önemini ispat edecek mi?


“Sosyal ticaret” ile kurumların sosyal medyaya karşı takındıkları şüpheci yaklaşım azalacak görünüyor. Sosyal medyanın doğrudan satış değil, pazarlama faaliyeti içermesini yetersiz bulan şirketler, e-ticaret ile entegre pazarlama faaliyetlerini büyük bir istek ile karşılayacaklardır. “Like”– beğen butonun, sahte takipçi ve etkileşimsizlik gibi nedenlerle işlevsiz kalan yapısından dolayı “want”- iste botunu ile firmalar, ürün ve hizmetlerine dair kitle üzerinden daha rasyonel veri ve dönüşüm alabilecekler. Uygulamanın test sürecinde elde edilecek feedback (geribildirim), çok yakın zamanda firmaların, e-ticaret ve sosyal medya kullanımlarını belirleyecek veriler sunacaktır. 

Test sürecinde devam eden bir başka çalışma ise, "collect"-biriktirme butonu. Yaptığınız ürün seçimlerini, my collection-biriktirdiklerim adı altında listeleyebiliyorsunuz. Henüz Facebook “Buy”- satın al butonu hakkında resmi bir açıklama yapılmadı ama güvenlik e-ticaret sertifikasyon anlaşmaları sonrasında bu son aşamanın da açıklanması bekleniyor.

Facebook e-ticaret örneği: Victoria's Secret


Facebook üçlüsü hala gelmedi (read-listened-watched)


Facebook Developers 2011’de,  “like” butonunun kaldırıp,  “read” (okundu), “listened” (dinlendi), “watched” (izlendi) biçimine üçlü bir yapı sunacağını açıklamıştı. Fakat geçen süre içerisinde, belirtilen üçlü etkileşim butonu test aşaması tamamlanıp, kitlelere sunulamadı.

Sosyal medya üzerindeki liderliğini devam ettirse de kullanıcı penetrasyonunda duraklama yaşayan Facebook’un, bu üçlü etkileşim modülünü devreye sokup, Twitter, Google+ ve Pinterest’in yükselişine cevap vermesi bekleniyor.


Facebook Graph Search - Sosyal Ağ Araması


Facebook tarafından Ocak 2013’te açıklanan, Graph Search – Sosyal Ağ Araması beta sürümü, online dünyada büyük bir ilgi ve beklenti ile karşılandı. Sosyal ağ aramanın, Google’ın önderliğindeki kelime bazlı arama motorlarının eksik yanlarını tamamlayacağı, hatta semantik yapıyla birlikte, uzun vadede görsel tabanlı olması nedeniyle daha çok tercih edileceğini düşünülüyor. Sosyal ağ arama ile ilgili yazım için tıklayınız


Facebook, sosyal ağ aramsı sunumundan kesit!


2012’deki Face’in gerçek yüzü


Facebook, mali kazanç hedefiyle 2012’de bir takım mikro uygulamalar deneyip, başarısız olmuştu. Özellikle, ücretli paylaşımı öne çıkarma ve mesaj gibi hizmetler, hem kullanıcı tarafında ilgi görmedi hem de medyaya olan güveni zedeledi.


Facebook ve online güvenlik


Şirket, güvenlik alanında da bir dizi önem üzerine çalışıyor. Facebook, gittikçe artan ghost monitoring ve trojan yazılımlar nedeniyle, sosyal ağda kullanıcılarının bilişim güvenliğini korumakta zorlanıyor. Şirket, güvenlik açıklarıyla mücadele etmek için, dünyaca ünlü bilişim güvenlik firmalarıyla (Microsoft, Symantec, McAfee) ortaklaşa online güvenlik uygulamaları sunmaya başladı. Facebook; Microsoft, Symantec, McAfee gibi firmaların elinde bulanan zararlı URl veritabanı bilgilerini de kendisine ait, Blacklist system ile birleştirerek ağ güvenliğini optimize ediyor. 
Facebook: Like&Want&Comment&Share


Şirket, güvenlik sorunun çözümü için yaptığı ortak çalışmalarla, e-ticaret entegrasyonu öncesi “sosyal ağ güvenliğini” en yüksek noktaya çıkaracağını açıkladı. Şirket açıklamaları doğrultusunda, test sürecindeki uygulamaların bir kısmının, 2013’de devreye girmesi bekleniyor.

Bakalım, göreceğiz :))


Ahmet Usta



8 Şubat 2013

CM101MMXI Fundamentals



Cem Yılmaz Fenomeni


Tür: Komedi, Show


Türk sinemasında bir ilk: Sinema olamayan sinema filmi gösterimi!


Evet, dünya sinemasında belki de daha önce olmayan bir şey oldu. Ticari gösterim ağında, “sinema üretimi olmayan dijital bir gösteri” sinema salonlarında gösteriliyor. Beklenti ve ihtiyaç yaratmış bir komedyen olarak Cem Yılmaz ürünü dijital stand-up gösterimi, 2 hafta içinde 3,5 milyon izleyiciye ulaştı. Sanırım, 15 günlük süreçte, dijitalize edilmiş bir Show’un yüksek seyirci kitlesine ulaşması, dünya genelinde iletişim-dijital medya vakasıdır.




Yazıda Cem Yılmaz’ın esprileri nakledilmeyecek çünkü!


Kural 1: Bir Cem Yılmaz esprisini veya anekdotunu anlatmaya veya mizansen olarak canlandırmaya kalkar iseniz, çoğunlukla başarısız olursunuz. Bunun temel sebepleri basittir. İlk önce dil, doğası gereği ikincil aktarımda sınırlanma yaşar, daha önemli engel ise Yılmaz’ın kişisel artikülasyon ve gramer yapısındaki biricikliği nedeniyle taklidi/yeniden üretimi çok zordur. Böyle bir girişimde bulunur isem şayet, esprinin yada anekdotun ironi ve nüansları kaybolacak, ortaya kaba bir mizah çıkacaktır, bu da mesajımın kitle-birey tarafından sığ-klişe algılanmasına, hatta  iletişim kirliliğine sebep verebilir.
Fundamentals  3.1.13


Yeni bir sinema türü: Komedi-Show


Yılmaz’ın gösterimi ile komedi-show diye yeni bir sinema alt türü ya da gösterim türü başlayacak diyebilir miyiz? Fundamentals’ın yakaladığı ticari başarı, diğer yapımcıları ve komedyenleri de harekete geçirecektir ama Yılmaz’ın mizahi gücüne yakın bir performans göstermek yoğun emek ve beceri istiyor. Sanırım, bu yeni türün, üretim ekonomisi olarak, tv prodüksiyonu standartında ucuz ve kolay teknik altyapı kullanması, çok sayıda kötü örneği sinema salonlarına taşıyabilir. Yükselen sinema prodüksiyonları maliyetlerine karşı kolaycı bir akım başlayabilir. Umarım böyle bir altyapı ve sektör oluşmaz ve “sinematografi” kelimesi en azından tanım olarak sinema salonlarında çıtasını kaybetmez.

Cümlelerinin içinde yarattığı ara cümleler


Psikanalizin dilini kullanmadan, spontane şekilde cinselliğin ve gündelik hayatın psiko-analizini yaparken Cem Yılmaz, hiçbir zaman kolaycı bir entektüaliteye ve sosyolojik genellemelere sırtını yaslamıyor. Cümlelerinin sonlarında ve başlarında yarattığı ara cümlecikler ile Alman üstadın “Bu dâhil tüm genellemeler yanlıştır” düsturunu, komiklik değil, mizah yapmak için ilke edinmiş görünüyor.
Cem Yılmaz

Fundamentals - Temellerimiz


Analog iletişimden dijital medyalara geçişteki hızı vurgulayan Yılmaz, bir mizahçı olarak bence belli bir Ariflik örneği sunarak, gelecekte, bizlerin yaşamda domine edecek temel unsurun artan mobilite ve hızı olacağının altını çiziyor.

Yılmaz, gündelik yaşamda performans sunumlarını ve oyun hallerini, Pişekar olarak toplayıp, nadasa bırakmaya devam ediyor, sonra ekip,  seyirciye sunmaya devam edecek. Bu anlamda, Yılmaz için yaşadığı habitatın önemi yok,  mizah üretmesi için yaşam alanında bir-iki insanın yaşaması yeterli görünüyor.




Bence, hepimizin toplumsal hayatına, sirayet eden eziklik ve böbürlenme arasındaki sarkaç Cem Yılmaz’ın mizah üretimi için temel enerji kaynağıdır. Toefl almış Türk turistin, pasaport memuruna kendini Anglosakson şive ile kanıtlamya çalışması yada mobil iletişimde kimliğini ortaya koymak için Twitter mecrasında sabah “işteyim, sıkılıyorum yaaaa”  akşamda “Pargalı bu hatayı yapmayacaktı amaaa” diye atılan tweetler üzerinden kendimizi ifade etmemizin temellerini inceliyor. Yılmaz, kadın-erkek ilişkilerindeki gerçek ve klişe birlikteliğinin içinde parlak zekasıyla, hala söylenecek sözü olan popüler Meddahımızdır.

Var ise bir ana fikir!


Fundamentals’ın tek kişilik sinema gösteriminden, bir film izlercesine alınabilecek mesaj ise, ”Eh Türk insanı; kendinize, emeğinize ve halinize acı yada komik sahip çıkın” olabilir.

Biz, fena halde birbirimize benzeriz!

Ulusal mizahçımız, 2. Dünya savaşı sonrasındaki buhranlar içinde varoluşçuluğun yertsiz-yurtsuz sesi Albert Camus‘un dediğini farklı bir vehçede söylüyor “Ne olursa olsun, kendine sahip çık”

Ahmet Usta

2 Şubat 2013

Site Haritası (Sitemap) Oluşturma Ve Gönderme

(Resimli Anlatım)

Site haritası

Site Haritaları, site içeriğinizin arama robotları tarafından  daha kolay bulunmaları için geliştirilmiş tekniktir. XML site haritası, web sitenizdeki sayfaların arama botlarına tek doküman altında sunulmasıdır. Site haritası oluşturup, arama motorlarına göndererek sitenizin daha hızlı dizine eklenmesini sağlayabilirsiniz.

Google başta olmak üzere;  Bing, Yahoo, Yandex gibi tüm arama motorlarında legal şekilde dizine eklenmek için “site haritası protokolü”ne uygun bir site haritası oluşturmalısınız. www.sitemaps.org tarafından oluşturulan 0.9 protokolü, tüm arama motorları için geçerli teknik standarttır.


Site Haritası 0.9 protokolü : http://www.sitemaps.org/tr/

Arama motorlarının yasal olarak, “öncelikli” site ve içerik indekslemesi yapması söz konusu değildir. Arama motorları, farklı algoritma değerleri üzerinden indeksleme yaparlar. "Site haritası" nedir ve "Google üzerinden nasıl gönderilir" gibi soruların cevaplarını şu yazımdan inceleyebilirsiniz.

Google’ın SEO (arama motoru optimizasyonu) için resmi olarak kabul ettiği iki araç vardır. Bunlar “URL Ekle” ve “Site Haritası Gönder” seçenekleridir.

"URL Ekle" gönderimi için 

https://www.google.com/webmasters/tools/submit-url/

"Site Haritası Ekle" gönderimi için 

https://www.google.com/webmasters/tools/home?hl=tr&siteUrl=http://



Otomatik Site Haritası Oluşturma ve Gönderme 

Temel düzeyde html bilginiz var ise, site haritalarını elle oluşturabilirsiniz. html-xml işaretlemesini hiç bilemeyen site kullanıcı/yöneticileri ise, üçünü taraf araçlarla otomatik olarak site haritası oluşturabilirler. Site haritaları oluşturmak için hizmet veren, üçüncü taraf araçların listesi aşağıdadır.

http://code.google.com/p/sitemap-generators/wiki/SitemapGenerators

Üçünü taraf araçlar içerisinde, en başarılı, ücretsiz ve online araç: www.xml-sitemaps.com adresidir, bizde onu kullanacağız. Site üzerinden çevrimiçi ve ücretsiz olarak 4 farklı türde site haritası oluşturabilirsiniz.(XML, Text, HTML, ROR)

http://www.xml-sitemaps.com/

www.xml-sitemaps.com - sitemap genarator

Sizin en için uygun format, tüm arama motorlarının standartı olan XML site haritasıdır. Diğer formatları da ek bilgilendirme olarak göndereceğiz. Text formatı da, sitenizdeki URL listesini tek bir sayfada topladığı için indekslenme açısından çok önemlidir. HTML site haritası ise, sitenizin kullanıcılarının sayfa ziyaretlerini kolaylaştıracak bilgilendirmeler içerir.

4 adımda site haritasını oluşturalım:

1. Sitenizin adresini bildirin
2. Frekans değişikliği için, “hiçbiri” sekmesini seçin.
3. Son değişiklikler için "sunucunun yanıtlarını kullan” sekmesini seçin.
4. Öncelik için,“hiçbiri” sekmesini seçin.


Enter details for sitemap generation

Yazılım ücretsiz olarak, maksimum 500 sayfayı site haritası olarak indeksleyecektir.

sitemap generation in progress....


Site Haritanız Hazır!

1. yöntem olarak çevrimiçi ortamdan, web sitenizin kök dizinine ulaşıp site haritanızı yükleyebilirsiniz.
2. yöntem ise, site haritası görüntüsünü kontrol edip, Google site yönetici araçları/ web master tools hesabınızı açıp, site haritası URL’nizi Google arama motoruna bildirebilirsiniz.
Ayrıca farklı formatlardaki site haritanızı bilgisayarınıza indirebilir, daha sonra arama motorlarının her birine ayrı ayrı gönderebilirsiniz.

Ahmet Usta

Kaynak:
http://support.google.com/webmasters/